Şimdiye kadar "sosyalfobiğim, buuhu" diyerek kafalarını becerdiğim insanlar, merhaba.
Bişi söyliyim mi bu sosyalfobi muhabbeti aslında beni bile baymaya başladı. Çoğunlukla, yabancı bir yerlere girme durumum minimuma indiği için. Zaten genelde üzerinde düşünmüyorum. Öyle ki bu paragrafa devam bile etmeyeceğim. Evet. Bu daha her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu kanıtlar değil mi?
Ha-ha.
Her neyse.
Öykülerin giriş bölümlerini yazmayı çok sevip, gelişme kısmında sıçıp batırdığım için kısa bir öykü yazayım bari demiştim. Tabi ki iyi bi' kısa öykü yazmak hikayeye kıyasla daha zor ama vaktim de az ve diğeri planladığım gibi gitseydi çok, çok, ÇOK uzun olacaktı. O değil de erkek karakterim için Jim'i model almıştım, ismini de özgürlük tanrısı anlamına gelen "Liber" koymuştum(içimden öyle gelmişti.) sonra bunu Dionysos'un Latince adı olduğunu öğrendim. Bazılarının ilişkiyi kurduğunu hissediyorum. Evet evet. Yıllardır, bir filmde ya da kitapta, kurgusal olarak ne zaman Olimposlular işlense Dionysos hep tırt tanrıymuş gibi geri planda kalır ama kendisi aslında epey bi' saykodelik.
Gidip banyo yapmalıyım ama korkunç derecede yorgunum. Belki bahar geldiğinden belki de okulda, ev hayatımı oraya taşımam gerekiyormuş gibi hissettirecek kadar uzun kalmam gerektiğinden. Ya da ikiside.
Öğrencilerinin karşısında "seks" diyebilmeden önce yarım saat kıvranan öğretmenlerim var. Yorum bile yapmıyorum artık,ne yazık ki alıştım. Ya umarım birgün, yemek yemekten utanan bir takım insanlarla on yedi yıl yaşamak zorunda kalır, ne bileyim.
Hümanizm'den girip "o Metal-metallica-satanistler" diye çıkan öğretmenlerim de var ayrıca. Evet, Felsefe mezunu.
Onları görünce annemle babamın süper olduğu hissine kapılıyorum. Evde babam, annem kardeşime dişlerini fırçalaması konusunda ısrarcı davrandığı , kardeşim de en ateşli ergenlik döneminde olduğundan bunu gurur meselesi yapıp fırçalamadığı ve annemin sesini yükseltmesiyle biten bir tartışma yüzünden sabah sabah bana bağırınca gidiyor tabi. Kafasında neler dönüyor bilmiyorum, annemle ona komplo hazırlıyoruz sanmakta kanımca. Sırf canı bağırmak isteyince de, kimse boynunu eğip pısmadığından daha da sinirleniyor garibim. Durup dururken ataerkil, psikopat bir aileye dönmemizi mibekliyor onu bilmiyorum ama on dört yaşına kadar baban sadece, evine gittiğinde sana ilgi gösteren, beraber iyi vakit geçirdiğin, nereye gidip gitmeyeceğin konusuna da karışmayan biriyse, dan diye seninle aynı eve taşınıyor diye kimse evin reisi muamelesi yapmaya başlamaz. Evin reisi ne lan zaten? Bilgisayarın karşısında Quantum sosyolojisi bik bik iyi, kızına karşı empati kırıntısı göstermeye gelince psikopat Türk aile babası demek? Böyle yürümez dostum.
Ayrıca ağzını eğip gözlerini kocaman açınca da korkunç olmamaktasın.
Bencil olduğumu düşünebilirsiniz ama gerçekten ilk fırsatta ülkeden çekip gitmeyi planlıyorum. Zaten onlar kafalarındaki kusursuz millet hayali, tanrısallaştırılmış figürleri, derste herkes Müslümanmış gibi konuşan öğretmenleri(hayır, din öğretmenin bahsetmiyorum. o apayrı zaten.) ve fanatiklikleriyle mutlular. Sadece çılgınperçem'in olası devrimini desteklemek için dönebilirim. belki.
*
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

okul. BİT.
YanıtlaSilhatta lise. BİT.
kaçıp gitmek en iyisi burdan.
gerçekten.
bende gitmek istiyorum ama nasıl......?????
YanıtlaSil