eve gidince bütün zamanını "neden öyle dedim ki ya?" "neden?" "iyi de öyle düşünmüyodum ki?" "farklı biri olduğumu sanıyolar." gibi düşüncelerle yiyen var mı benden başka .
migrenim var sanırım . eminim artık . beşinci saatten sonra azıtıyor hatta .
gerizekalı olduğu bariz insanların bile benden hoşlanmama durumları neden canımı sıkıyor ki... pekala ben kendimden emin bi' insan değilim, onlar öyle, ve?
bu sadece onları daha egoist yapar .
ah eski sınıfım .>.<
duyuru yapmak iğrenç bi' şey imiş. daha doğrusu, duyuru yapılırken kös kös durmak, yeri izlemek, elimi nereye koysam diye düşünmek, boş boş tavanı felan seyretmek iğrenç.
az kalsın felanı değiştirip falan yapıcaktım.
alışkanlık.
sevmiyorum bu sınıfı. ama sanırım duygularımız karşılıklı.
ve, sosyal fobi geri döner.
want out
kendimi dış dünyadan soyutlamaya o kadar alıştım ki bazen niye sadece ben orda değilmişim gibi yapamadıklarını anlamıyorum.
bu, aslında kötü bi' şey. (şaşırtıcı ha?)
mesela insanların bazı şeylere neden kızıp bazı şeyler neden kızmadığını gözden kaçırdığınız zaman çok nahoş durumlara sebep olabiliyosunuz .
bazen niye uyum sağlıyorum ki diyorum?
ama o zaman sürekli karanlık bir köşede oturup, somurtup, oturup, kimseyle konuşmadan oturmaya devam etmem gerekirdi.
bunun sıkıcı olacağını ikimiz de biliyoruz.
en azından böyle insancıl davranmayı öğreniyorum. hatta bazen bütünleşiyorum. hastalık gibi beni ele geçiriyo. neyi neden söylediğimden pek emin olamıyorum. ama normal karşılanıyorum. aslında baştan sona saçma bi' şaka gibiyim.
sonra benim gibi olduğunu düşündüğüm birini bulup aşık oluyorum falan.
aslında sıkıcı bi' hayatım var.
belki de bi' kedim olsa her şey daha güzel olabilirdi. ne de olsa doğal anti-depresan sayılır.
olmasa bile tüylü ve yumuşak!
farklı bi' okulda ya da şehirde ya da ülkede ya da galaksi de olsam muhtemelen hayat daha güzel olurdu.
LÜTFEN şimdi bana gelip kimse savaşın ortasında da olabilirdin, afrikada da olabilirdin, plütonda da olabilirdin DEMESİN.
en azından normal bi' okulda da olabilirdim, izmirde de olabilirdim, japonyada da olabilirdim, betelguse civarındaki bi' gezegende de olabilirdim.
hayatımda hiç bi' boka yaramıcak bilgileri öğrenmekle boğuşmuyor olabilirdim.
ya da yağmurun yağdığı sakin bi' kasabada , kucağımda kedim, sıcak çikolatamı yudumlarken çizgiromanımın sekiz yüzüncü sayısını planlıyor da olabilirdim.
ama kimse nasıl olmak istediğimizi sormuyor ki.
-
--
---
----
-----
------
-------
--------
--------
-----------
-------------
-----------------
------------
hava kararınca moralim bozuluyo da benim. .d
bu, aslında kötü bi' şey. (şaşırtıcı ha?)
mesela insanların bazı şeylere neden kızıp bazı şeyler neden kızmadığını gözden kaçırdığınız zaman çok nahoş durumlara sebep olabiliyosunuz .
bazen niye uyum sağlıyorum ki diyorum?
ama o zaman sürekli karanlık bir köşede oturup, somurtup, oturup, kimseyle konuşmadan oturmaya devam etmem gerekirdi.
bunun sıkıcı olacağını ikimiz de biliyoruz.
en azından böyle insancıl davranmayı öğreniyorum. hatta bazen bütünleşiyorum. hastalık gibi beni ele geçiriyo. neyi neden söylediğimden pek emin olamıyorum. ama normal karşılanıyorum. aslında baştan sona saçma bi' şaka gibiyim.
sonra benim gibi olduğunu düşündüğüm birini bulup aşık oluyorum falan.
aslında sıkıcı bi' hayatım var.
belki de bi' kedim olsa her şey daha güzel olabilirdi. ne de olsa doğal anti-depresan sayılır.
olmasa bile tüylü ve yumuşak!
farklı bi' okulda ya da şehirde ya da ülkede ya da galaksi de olsam muhtemelen hayat daha güzel olurdu.
LÜTFEN şimdi bana gelip kimse savaşın ortasında da olabilirdin, afrikada da olabilirdin, plütonda da olabilirdin DEMESİN.
en azından normal bi' okulda da olabilirdim, izmirde de olabilirdim, japonyada da olabilirdim, betelguse civarındaki bi' gezegende de olabilirdim.
hayatımda hiç bi' boka yaramıcak bilgileri öğrenmekle boğuşmuyor olabilirdim.
ya da yağmurun yağdığı sakin bi' kasabada , kucağımda kedim, sıcak çikolatamı yudumlarken çizgiromanımın sekiz yüzüncü sayısını planlıyor da olabilirdim.
ama kimse nasıl olmak istediğimizi sormuyor ki.
-
--
---
----
-----
------
-------
--------
--------
-----------
-------------
-----------------
------------
hava kararınca moralim bozuluyo da benim. .d
v for vendetta yı bugün, hazır okulu asmışken biraz ders çalışıyım ama önce şu film aradan çıksın diyerekten izledikten sonra çok, çok derinlerdeki ders çalışma isteğim bile öldü, doğal olarak . iğrenç bir okulda okuduğum için, günü gününe çalışmak zorundayım ya. son güne bırakınca götümüze giriyor. sekiz saat ders görmüş bünyemde beyin kalıyor sanki de. üstelik daha yarısı bile bitmedi. sevmiyorum, okulumu da bu şehri de -_- ders saatini kırka çıkaran zihniyetin bazı beyin hücreleri ciddi hasar görmüş olmalı. bu zihniyetlere benim geleceğimi belirleyecek kuralları koymak için yetki verilmesine ne demeli?
aslında hepsini havaya uçurmalıyız.
aslında hepsini havaya uçurmalıyız.
Hassiktir.SINAV VAR LAN.
Düzenli çalışmanın kötü yanı, sınav gecesi hissettiğin yorgunluk bitkinlik hayattan soğuma hissinin bütün yıla yayılması ve sınavdan önceki gece üşengeçlik bastırdığı için bi' boka çalışasının gelmemesi . Bunu sonucunda yarın normalde bildiğim şeyleri unutup yine sikik bi' not alıp kafamın annemler tarafından becertilmesi gibi şeylerin olacağını tahmin ediyorum. O yüzden gidip bi' çalışıyım ben. Evet.
Düzenli çalışmanın kötü yanı, sınav gecesi hissettiğin yorgunluk bitkinlik hayattan soğuma hissinin bütün yıla yayılması ve sınavdan önceki gece üşengeçlik bastırdığı için bi' boka çalışasının gelmemesi . Bunu sonucunda yarın normalde bildiğim şeyleri unutup yine sikik bi' not alıp kafamın annemler tarafından becertilmesi gibi şeylerin olacağını tahmin ediyorum. O yüzden gidip bi' çalışıyım ben. Evet.
people are strange.
Neden bazı insanlar HER ŞEYe uyum sağlamak zorunda gibi hisseder . Niye tesadüf eseri düzenli olarak aynı ortamda bulunduğum insanları sevmek zorunda olucakmışım. NİYE HEPSİ APTAL OLMAK ZORUNDA Kİ? Ve sen ne diye o kadar çaba harcıyosun? Belki de hiç harcamamışsındır ama öyle daha korkunç tabi. Arkadaş grubuyla kafeye gidip resim çizen ya da kitap okuyan tek insan benim sanırım. Ne hoş. İnsan sayısı arttıkça konuşulan konunun abukluk derecesi de artıyor demiştim ya. Hayatım boyunca yaptığım en doğru tespitlerden biri oldu sanırım. En az iki tane aklı başında insan olmadıkça beş kişiyi geçen konuşmalar çekilmiyo.
Geçen yılki sınıfıma bakıp okulun hepsini en azından bi' derece aklı başında sanıyodum. Sandığımdan da vahimmiş.
Bazen diyorum acaba Cliff gibi çoğu zaman tek başıma takılsam sadece anlaşabildiğim insanlarla arada bi' konuşsam, onlar kendi arkadaş gruplarıyla çıkınca da oturup güzel güzel resmimi çizsem, kitabımı okusam. Diyorum ama çok geç.
Çılgın Perçem ve Cliff'siz hiç bi' sınıfsal etkinliğe katılmıcam bi daha. Onlar da hiçbirine katılmıyolar zaten. ÇÜNKÜ onların sosyalleşelim, arkadaş olalım, gülelim eğlenelim nargile içelim diyip duran bi' arkadaşları yok. BAK DOSTUM. Aklı başında sayılabilcek bi' erkek arkadaşın var, hatta fikirlerini baya takdir ediyorum diyebilirim ama rica ediyorum herkesle arkadaş olmaya çalışmayı bırak artık. Tamam mı :W Öptüm.
Geçen yılki sınıfıma bakıp okulun hepsini en azından bi' derece aklı başında sanıyodum. Sandığımdan da vahimmiş.
Bazen diyorum acaba Cliff gibi çoğu zaman tek başıma takılsam sadece anlaşabildiğim insanlarla arada bi' konuşsam, onlar kendi arkadaş gruplarıyla çıkınca da oturup güzel güzel resmimi çizsem, kitabımı okusam. Diyorum ama çok geç.
Çılgın Perçem ve Cliff'siz hiç bi' sınıfsal etkinliğe katılmıcam bi daha. Onlar da hiçbirine katılmıyolar zaten. ÇÜNKÜ onların sosyalleşelim, arkadaş olalım, gülelim eğlenelim nargile içelim diyip duran bi' arkadaşları yok. BAK DOSTUM. Aklı başında sayılabilcek bi' erkek arkadaşın var, hatta fikirlerini baya takdir ediyorum diyebilirim ama rica ediyorum herkesle arkadaş olmaya çalışmayı bırak artık. Tamam mı :W Öptüm.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

