Bazen gerçekten Raistlin'in ya da Tas'ın yanına ışınlanmak istiyorum(tercihen Tas. Aslında, Raistlin bana uzak Caramon'a yakın olsun, evet.) Normalde destansı ve mutlak kötü yaratıkların olduğu eserler beni rahatsız eder ama Fantastik Edebiyat böyle, napalım, hem Otostopçunun Galaksi Rehberi'nde de Vogonlar kötü işte. DÜNYAYI YOK ETTİLER LAN! Konudan kayıyor muyum? Evet galiba. Hayatın boktan olduğunun hepimiz farkındayız sanırsam o yüzden o kısmı atlıyorum. Çoğumuzun aptal insanlarla uğraşmak zorunda da kalıyoruz(valla kime hitap ediyorum benim de bi' fikrim yok, genelde aptallar çoğunluğunu oluşturuyor hem de?) Özetin özeti, hayattan tiksindiğimde hani GERÇEKTEN gidip birilerinin kafasını koparıp kuzgunlara yem edip kuzgunun dışkısını bıraktığı yere bir mezar yaparak bahsi geçen kişinin adını yazmak istediğimde (Kuzgun şiirsel bir hayvandır bi' de,çok da merhametsiz değilim. Poe'ya selam, ve özür.) ve tabi bunların hiçbirini yapamayacağımı bildiğimden aptal hayatımdan(bundan önceki hayatımda Pamela Morrison ya da başka çok süper biriydim sanırım, çünkü şimdi süper olmaktan fersah fersah uzağım.) kaçmak için en iyi yol başka birinin hayatına burnumu sokmak. Harry Potterları artık üçer, dörder,beşer(kitabına göre değişmekte.)okuduğumdan bu buhranları atlatmak için yeni bi' ütopik(tamam bu da tartışılır, benim açımdan bakıyoruz.) dünyaya ihtiyacım vardı. Daha doğrusu varmış. Yıllar önce sırf kapağını beğenerek(vurmayın!) aldığım kitapları okumaya başladığımda ve elimden düşüremediğimde keşfettim bunu(gerçi sonunda elimden düşürmek zorunda kaldım- çünkü bendeki kitaplar serinin son serisi gibi bi' şeydi. ben de gidip ilk kitabı aldım. yazıya parantez içinden mi devam ediyoruz? kapıyorum!) Bahsi geçen kitap Güz Alacakaranlığının Ejderhaları oluyor. Böyle benim yaşadığıma benzer burhanlar geçiriyorsanız, öldürmek istediğiniz biri varsa, hani ne bileyim çizer olmak istiyosanız ama Hukuk okuyarak hayatınızı mahvedecekseniz falan, bir yandan da Blind Guardian ya da Helloween dinleyerek okumaya başlamanızı tavsiye ediyorum.
Not: Altınay'ı, Tanis'i ve Sturm'ı yukardaki resimdeki gibi hayal etmeyiniz.
Benim tercihim bu yöndeydi. Sturm da aslında bir cüceydi-ŞAKA.
aha sturm'un en baba resmi şudur.
Hadi iyi okumalar.




Nedense "özetin özeti" kalıbının Douglas Adams'tan kalma olduğunu düşündüm.
YanıtlaSilÇok eğleniyorum yazılarını okurken iyisin bu konuda, hem senin yaşlarında olduğum zamanları hatırlıyorum ben de senden farklı şeyler düşünmezdim o zamanlar.
Hahah, özetin özeti kalıbı Douglas Adams'tan kalmaydı cidden. Hahah bunu birinin fark etmesi çok güzel! Ve teşekkür ederim.
YanıtlaSil