Where's your will to be weird?


huge manitee

 
iki yıllık lise geçmişimde çekilmiş fotoğraflara baktım da, ben her zaman şişmanmışım.
böyle yani.

ode to brother.


Televizyon kumandasını asla televizyonun yanında bırakmayan, odasına kadar götüren veya yanında taşıyan, yemek yerken hayvan gibi ses çıkarıp, mide bulandıracak kadar acele eden ama dışarı çıkarken pantolonunda minnacık bi' leke varsa sızlanıp insanın sinirlerini bozan, o pantolon yerine giyecek bi' şey bulamazsa mızmızlanan ve hatta dışarı çıkmayı reddeden, dişlerini fırçaladıktan sonra boğazını tükürerek yırtmaya çalışıyomuşçasına sesler çıkarıp , bi' de bunları -tükürme - su sesi - boğazını temizleme- tükürme-su sesi- şeklinde dakikalaaaaar boyu devam ettiren, ancak yanında biri normal bi' şekilde dişlerini fırçalayıp normal bi' şekilde tükürürken tiksinen , aynı şekilde biri öksürünce de "IIIIIIIIIIY" yapıp mekanı terk eden ancak kendisi her daim kokan, üç hafta geçmedikçe banyo yapmayı reddeden , ergenliğe yeni girdiğinde ota boka bağırmaya meyilli bir kardeşim var benim .
Hayat güzel ama tabi.

du du du du. du du du du.

Posterlerim düştüğü zaman yerlerine geri asmaya üşendiğim için duvarda fantastik görüntüler oluşmaya başladı . Özellikle iki metrelik Kurt Cobain posterim düştükten sonra. Evet.

Nasılsa bi' iki hafta içinde taşınıcaz diye yeni asacağım posterleri de geciktiriyodum, ama tabii ki n'oldu. N'olabilir? Taşınmıyoruz.

Güzel başlayan şarkılardan nefret ediyorum. Tam bitiyor, yeni şarkı açacaksın, paat yine başlıyor, değiştirmeye kıyamıyosun . Du du du du.


*I am alone*
I
am
utterly
alone.


Annemler bir gitar kursunu daha başarıyla sabote etmeyi başardılar. Neymiş sel olasılığı varmış . (doğrusu, sel olma olasılığı ihtimali şüphesi olsa gerek, iki gündür yağmur yağmamakta nitekim . ) Bir aydır aynı gıcık uyuz aptal şarkıdayım. Yaşasın.

Du du du du . Ode to family.

ode deyince. and an ode for cruelty diyesim geldi. kaside mi şiir mi ne öyle bir anlama geliyor. Bunu söyleyince de aklıma direk yeni sınıf geliyo doğal olarak, lanet olası eşit ağırlık sınıfı. Günlerdir salak salak kabuslar görüyorum, liseye başlamadan önceki yaz da böyle olmuştu. Hey tanrım. Bi' de Dilara'ya hediye göndermediğim için çok pis bir Dilaralı kabus gördüm. En son deli gibi hizmet ediyodum, limonata mı ne getiricektim sanırım da uyandım. Limonata da ne alakaysa -_-

Salak kardeşime salak bir elektro gitar alabiliyolar ama bana minicik şirin bi' kedicik alamıyolar. Şımardı velet. İzmir'e falan da gitmiyo işte ne şımartıyosunuz ki. (Gerçi hala bi' olasılık var, 293842397. tercihi yaptığımız için -_-) Yok son model laptop, yok elektro gitar. Pis maymun iştahlı velet! Gerçi ondan çok ben uğraşıcam ama olsun . O zaman niye mi şikayet ediyorum? Yersiz çünkü böyle bi' şey almak. Sanki ben klasik gitarı öğrendim bitirdim, o elindeki orgu çalmayı yaladı yuttu da yeni alete geçiyoruz. Hıh.

Kursa gitmemek tamam falan da sosyal hayatım derinden sallanmaya başladı. (Evet asosyal insanların da bi' yere kadar bi' sosyal hayatları oluyomuş.) Dün sokağa çıkayım dedim, sosyalfobim kafayı yedi. Niye? Bir market yüzünden. evet. Daha sık dışarı çıkmazsam yeni sınıfta yer bitirirler beni -_- Hele o salak kızla sınıf arkadaşı olucaksam... Ama yine de, G şubesinde olmaktan iyidir ha? ehhehe. İki sınıfı karıştırdıkları için bütün şubeler yukarı kayacakmış sanırsam. G lan. İğrenç.

Kendimi üzmeye çalışsam da üzülemem . Sonabahardayız çünkü! En sevdiğim mevsim geldi. Sonunda. İğrenç yazdan sonra. En berbat şeyleri düşünsem bile mutsuz olamıyorum yeaa.


Du du du du.

dıp dıp

Bi' buluşmadaki kişi sayısı arttıkça konuşulan konunun abukluk derecesi de aynı doğrultu da artıyor imiş. En ideali iki, bilemedin üç, dört uygun, beş katlanılabilir, altı oldu mu eğer arada en az bir tane çok iyi anlaştığım insan bulunmuyorsa sıkıntıdan kendimi asacak noktaya geliyorum.

Niye bi' resim çok güzel ve mükemmel olması gerektiği zaman iğrenç olmak zorunda anlamıyorum hayır .

~we said goooooodnight and not goodbye.

Okullar cidden Perşembe açılıyor galiba . İlgiiinç . Hoş ama bence . En azından sonunda pikniğe gidebileceğiz . Tabii bunu böyle yazında ne alaka ki diyesi geliyor insanın . Boşve rgünlük.

Çoğu insanın aksine , Vista kullandıktan sonra XP kullanmanın iğrenç olduğunu düşünüyorum . Eskiden mouse kafasına göre hareket etmezdi mesela.

Bu çocuk gülünce nasıl bu kadar şirin olabiliyor :p Somurtkan hali korkunç çünkü. Gidip suratına bi' tane geçirmek istiyorsun . Neyse küs gibiydik biz en son, yolda selam vermesinden - bi' de o derece güzel gülebilerek- çıkardım ki değilmişiz . İyii :p

zilyon tane karakterim var bi' tane düzgün isim yok öyküler için . hımf.

bu mouseun sorunu ne?

.

kırk ikiye bir kala .

msn i açamıyorum da ondan şey ettim .
kırk ikiye bir kalada kaldım .
o da Lavi.

friendship.




Sevgili Kishimoto . Bilirsin ki animelerde , romanlarda , filmlerde maceradan maceraya koşan, bize dostluğun önemini gösteren , en fazla dört ya da beş, tercihen üç kişiden oluşan "bir grup" olur ya hani . onlar BİR GRUP olarak kalmak zorunda! Ron'suz Harry Potter olur mu? Sanosuke'siz Rurouni Kenshin? HA? Amy'siz Rei'siz Sailor Moon? Kanda'sız D.gray man bile olmazken(ki burdaki karakterler pek arkadaş grubu sayılmaz hani. ) ... Diyelim ki Sasuke bütün psikopatça emellerini gerçekleştirdikten sonra geri dönecek . Nolcak peki ondan sonra . HI? O kadar yıl sen git Orochimaru'nun kaltağı ol . Sonra herifi ele geçirip oradan burandan yılan çıkarmak gibi bütün iğrenç tekniklerini kap , Konoha'yı yok edicem diye dolan . Peki ya sonra ha sonra? Ben artık mimikleri olan bir Sasuke görmek istiyorum . Gaara'nın sosyopat hali bile daha insancıldı olm. Bunların hepsi trajik bir etki yaratmak için mi.diye düşünüp hüzünleniyorum açıkçası .Nitekim o trajik havayı Jirai'yı, Asuma'yı ya da Sandaime'yi öldürerek yarattın . Bi' de arkadaşlıkların parçalanmasını görmeye ihtiyacımız yok . Psikolojim bozuldu, bak naruto-saske-sakura-kakashi fotoğrafını telefonuma arkaplan yaptım, bakıp bakıp hüzünleniyorum .



doushite ? ha? doushite?

o' baby.

a:yemek yemezsen ölürsün ama.
b:ölürsem ölürüm! banane!
a:ama ölürsen üzülürüz.
b:sanane!

Dört yaşındaki benden aforizmalar. Annem uzun süre konuşmayıp sonra pat diye çook düzgün cümleler kurmaya başladığımı söylediğinde, anladığım şey bu değildi tabii .

"Tatlı cadı Klarissa"

İlk öykümün adı buymuş . ehehe . Mış la biten bi' cümle ve ardından Dı ile biten cümleler . Ama "yüzünde şaşkınlık ve heyecanla karışmış bir gurur ifadesi vardı" diye cümle kurmuşum lan dokuz yaşında. oha! potansiyelim varmış ha(gerçi o cümleyi Harry Potter'de okuyup , aklımda kaldığından kullandığıma emin gibiyim ama olsun :p ) . yazdığım şiirlerde de kafiye olduğunu fark ettim . Ehehe .

Babam itinayla kız olmamı istiyormuş sanırım . Ben daha doğmadan önce tutmaya başladığı defteri buldum . Kız olursam diye yaklaşık yirmi tane isim düşünmüş (içlerin Gece gibi abuk bi' isim de var . İki kere yazmış adam bir de :p Neyse Canan'ı da gördüm ondan iyidir. ) Erkek olursam diyeyse bir tane . Evet . Bir . Nehir koycaklarmış . Kız ismi ki bu -_-

Ayrıca annemin bi' zamanlar çılgın olduğuna karar verdim . Dokuz aylık hamileyken 1 Mayıs mitingine mi gidilir lan? Ya düşseydim ? HI? (dokuzaylıkkendüşülebiliniyormubilmiyorum.amaölebilirdimolm!) Ya doğum sancın tutsaydı? Dokuz gün sonra doğmuşum zaten işte . Babam da şimdi ki kadar çatlakmış . On Mayıs da şöyle bi' not var: Annene çığlıklar attırıyosun . Yani annem evde doğum sancısıyla kıvranırken babacığım gidip defteri açmış ve not almış . Hey tanrım :p

bir de adımı Selene koycaklarken , isimleri yazan kişi kabul etmediği için Selen yaptıklarının babamın uydurması olduğundan şüpheleniyordum . Ben doğduktan sonraki notlar hep selene diye başladığına göre cidden Selene koycaklarmış . Sevindim . Niye bilmiyorum :p

rüyalargaripşeyler.

Şu Çatı kitabını almaz olaymışım . Birincisi çok iğrenç . İkincisi rüyama girdi. Annemin ikiz bebek doğurduğunu gördüm . KORKUNÇ! o.o

Sonra ceren in doğumgününü kutlamak için İstanbul a gittim . ehehe.

SONRA. Sınıfımda otururken pencereden aşağı bi' bakıyorum . Kimi göriyim. Robert Plant okul bahçesinde şarkı söylüyor. evet. hı hı. Aynı zamanda çok saçma bi' şey daha yapıyor da söylemek istemiyorum pek . Kafama bisküvi atmak gibi mesela Evet biliyorum :P

DARYA

Bazı insanlar sadece sizinle konuşarak gününüzü mükemmele çevirebilirler . O konuşma başlayana kadar günlerce dert ettiğiniz şeylerin hiç bi' önemi kalmaz . İşte o insanlardan birine sahibim.

baka.

Sırf kendi sevmiyo diye bi' şeyi aşağılayabileceğini düşünen insanlardan hoşlanmıyorum pek.
Kalkıp kendini o şeyi seven kişilerden üstün görmesineyse hiç anlam veremiyorum .
Bi' de o şeyi sırf çoğunluk seviyo diye sevmeyenler , ölmeli bence . Müzik falan da dinleme o zaman . Hımf.

o kalanın hiç hali yok.

insanlar çok iğrenç .
aptal bencil diye kasmaya gerek yok iğrençler direk . midemi bulandırıyolar .

hepsi değil tabii ki . alttaki yazımla da ne güzel çelişiyorum . ya ya.
naruto'nun son yayınlanan bölümüne kadar gelmişim? daha dün shippudeen e yeni başlamıştım oysa *.*

bırak bu rock'n roll u!

insanları zevklerine göre değerlendiren aşağılayan hor gören ve egosunu tatmin edip kendini bi' bok sanan sonra hümanist , açık fikirli ve anarşist geçinen tipler bi' siktirip gitmeliler . (eski bene mektup . ) aaah bu laf sadece eski bene değildi . zaten hiç bi' zaman o kadar iddialı olmadım .

insanları dış görünüşlerine göre yargılamayın . hatta hiç yargılamayın . size ne lan . HA? sen hayatın anlamını çözdün ve çok derin birisin elbette . hıı hııı. bu da sana başkalarını küçük görme hakkını veriyor öyle mi? boksun .

insanlar çok acayip .

Günlük .

bi' şeylere kızmak ya da üzülmek ne kadar saçma lan . Ne gereği var ki yani. Sonuçta zamanla geçicek. Şimdi geçene kadarki o zamanı somurtarak, bu ruh haline sebep olan kişilere acılı psikolojik işkence yapma planları yaparak-sonra karşılarında hiç bi' sorun yokmuş onlar mükemmel arkadaşlarmış gibi konuşulur o ayrı -_- - neden ölmüyorum diye salak salak hayıflanarak geçirmenin alemi ne? Üstelik, yaz tatilindeyiz! Gerçi, evet, az kaldı bitiyor ama olsun . Her zamanki gibi evde oturduğum bi' yaz tatili oldu ama en az sıkıcısıydı çünkü hep anime izledim. Ehheh üstelik daha izlicek en az üç dört animem var.

Bu yıl, GERÇEKTEN düzenli çalışmaya başlıcam. Geçen yıl ki gibi skik olsun istemiyorum. O yazılı haftalarında çektiğimi hiç bi' zaman çekmedim . Üçe kadar uyanık kalıp çalış, beşe kadar uyu, beş buçukta kalkıp yine çalış ve git ortalamanun altında bi not al. Hayır! Bu yıl hepsi beş olucak. CİDDİYİM BAK.

sit en dirink peniroyal tiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiğ.

Ben her şeyi çok dramatize ediyomuşum. Sevmediğim bi' insanın bile beni sevmeme olasılığını dert ediyorum. Yani , bi' siktirip gidiyim affedersin ama . Dünya üzerinde benim kadar bunu dert eden biri varsa şimdiye kadar kendini sevmediğinden şüphelendiği insanların çokluğu yüzünden bunalıma girmiş , bir kaç intahara kalkışmış hatta belki de başarmıştır sanırsam .

Evet, sevgili ergenler ve sosyofobikler ve de tabii ki en ağır vaka olan ergen sosyal fobikler, nolur lütfen ruh sağlığınızı yukarda bahsettiğim türden son derece gereksiz paronayalarla bozuyosanız en yakın zamanda bir psikoloğa görünün . Hem kendiniz için, hem de arkadaşlarınız için . Yani durup dururken birine sırf sizi sevmediğinden şüphelendiğiniz için trip atıp, sonra sizi gerçekten sevmemeye başlamasından korkup hiç bi' sorun yokmuş gibi aşırı iyi davranıp milletin de dengesini bozmayın tamam mı ? Her şey çok daha güzel olucak garanti ediyorum.

Bi' de bunların hepsini içine attığınız için, kendinizi ekstra kötü hissedip bunalımlara sürükleniceksiniz. Ne gerek var di mi? Sonra bi' bakmışsınız sizde kronik depresyon var. Millet kişilik özelliklerinizden bahsettiği zaman 'melankolik' ve 'içe kapanık' ı asla unutmuyor. Oysaa bunların hepsi sevilmemekten korkup kendiniz kastığınız için . Etrafınızdakileri de zor duruma sokuyosunuz bakın, hem de o kadar yırtınmanıza rağmen . Sonra günün birinden en değer verdiğinizden kazığı yiyip hiç bi' insanın bu kadar kasmaya değmeyeceğini anladığınızda çok geç olabilir. Yani benim gibi aklınız başınıza da gelebilir ama çok pis bir varoluşsal bunalıma da girebilirsiniz . Diyorum ki şimdiden akıllanın. Kimse kendini değiştirmeye deymez. Ayrıca sevmiyosa da sevmiyo ne var mna koyayım .Sen herkesi seviyo musun? Peki sevmediğin kişi bunu takıyo mu , ha? Gerçi sen muhtemelen belli edemiyosundur. Yaa neyse. O insanlar senden iyi değiller. Kimseye onun sana verdiğinden daha fazla değer vermemelisin.


~Bir şizofrenik yazının daha sonuna geldik.