Where's your will to be weird?


Aptallık.

-Bir süredir beni dehşete düşürecek şekilde başarıyla uyguladığım *düşünmeme* kuralım bir takım şeyleri fark etmemi sağladı .
*Neyse ki normale döndüm ve herkesin her zamanki kadar aptal olduğunu düşünüyorum . Mutlu muyum? evet ! *

Birincisi, ben her ne kadar bir takım fikirleri kendime çok uzak görsem de anlamaya çalışırım çünkü olasılık şudur ki karşımdakinin yetiştiği çevrede, aile yapısında, kişilikte biri olsaydım benzeri şeyleri savunuyor olabilirdim . O zaman benim fikrimin savunulmaya değer yanı neydi ? Evet bir takım şeylere göre doğru, bir takım şeylere göre yanlıştı . Ama ben matematikteki gibi mutlak bir doğruluk, kesin bir çıkış noktası arıyordum .

Sorun şu ki, öyle bir çıkış noktası yok.

Herkesin kendi doğruları vardır ve merkeze neyi koyarsan biri diğerinden daha doğru gözükür . Ama örneğin o ortaya *atıyorum* milli değerlerin kutsallığını koyarken sen özgürlüğü koyarsın. O tartışma da orada tıkanır. Daha önce bahsettiğim üzere egosu varla yok arasında gelip giden biri olduğum için kendi düşüncelerimin üzerinde kuşku duyma kısmının bokunu çıkartıyordum ben (ucu küçük görmeye gidiyodu öyle diyim) Ve eğer empatinin dozunu ayarlayamazsınız en feci sonucu sempati oluyor, karşındakinin davranışlarına sempati duymaya başlıyorsunuz .

Son zamanlarda intahara meyilli olduğumu fark etmemden dolayı her şeyi talihsiz bir tesadüf sonucu dünyaya düşmüş bir uzaylı gibi algılayıp, yargılayıp ve insanların nasıl bu kadar kolay benimsediğini kavramaya çalışıp, hiçbir sonuca varamayarak buhranlar geçirmek yerine diğer herkes gibi durumu özümseme kararı almıştım . Git, gel, dersi dinle, sınava çalış, rastgele filmleri izle, rastgele müzikleri dinle, KAFA YORMA. Ama son ne fark edeyim, Sophie'nin dünyasında, Sophie'nin annesi kadar sıradan ve basit insan ayarında gördüğüm tiplerden biri haline gelmişim. Çoğunluk tarafından kabul görmelerini daha önce yadırgadığım, hatta bir hayli aptalca bulduğum şeyleri onaylar hale gelmişim, daha önce beni rahatsız eden şeyler gayet olağan gelmeye başlamış.

Önce büyük dehşete düştüm tabi . Burada beyin yıkayıcı, sanki dünyanın, evrenin merkezi bizim ülkemizmiş, burada yaşayan herkes Müslümanmış gibi hazırlanmış eğitim sisteminin payı büyük . Aslında dürüst olayım, SUÇUN ÇOĞU ONDA . Ama konumuz bu değil.

Konumuz, benim kendi fikirlerimi sorgularken düştüğüm ikilemlere düşmüş, tartışma durumunda kaldığım insanların da benim yaptığım sorgulamaları yapmış, aklı selim salibi insanlar olduklarını varsaymış olmam.
Ama hayır ne münasebet . Bildiğin embesiller.

Sorun şu: Ben günümün üçte birini okula, geri kalanının büyük çoğunluğunu da derslere ve dinlenmeye ayırdığım zaman, sosyal hayatımda da zombi gibi davranmaktan bıkıp , insanlara sıcak davranmak istediğimden, ya da daha kısacası, tavşanın tüylerini tırmanıp tepeden bakmak yerine diplerinde dolanmak, annemin beni çok melankolik bulması üzerine *öyle büyük bir anlam yok! öyle ütopik bir yer de yok!* diye azarlamasını da dikkate alarak, işte kendimi biraz daha anın akışına bırakmaya, her şeyi yargılamamaya, etrafı olduğu gibi kabullenmeye falan karar vermiştim . Çünkü öbür türlü , insanlardan da soğuyodum ve sosyal hayatım normalden de zavallı bir hale geliyordu .

Her neyse, bir şekilde günlük zevk insanı olmayı becerdikten sonra (insan uyum sağlamaya programlı bir varlık olduğundan pek zorlanmadım ne yazık ki.), ama egomun küçüklüğü aynı boyutta kalmaya da devam ettiği için, etrafımdaki "sesi çok çıkan" tiplerin saçmasalak fikilerine maruz kalmak beni etkiledi .

Ama dediğim gibi, daha önce benimkiler gibi süzgeçten geçirildiğini sanıyordum bu fikirlerin.
Ama yaşam insanı olunca kafalarının nasıl çalıştığını anlıyorsunuz.
Eh, çalışmıyor.

Tek yaptıkları, anlamadıkları her şeyle dalga geçmek . Dalga geçmek de denmez ona, aşağılamak. Daha doğrusu, o şeyle ilgili bilgi kırıntılarını yaya yaya söylemek ve kendileri gibi düşününlerin de gülmesiyle durumun "komik" olmuş olması .

*

Aslında bazen kendime üzülüyorum. İnsanları katlettikten sonra sabah hiçbir şey olmamış gibi kahvaltı etmenin ne kadar müthiş olduğunu söyleyen insanlardan bahsediyorum burada. Düşünmeye bile deymez değil mi, eh ben hiçbir şekilde hiçbir şeyin etkisinde kalmadan kendi kendime doğruyu bulmaya çalıştığımdan, bütün fikirlere aynı mesafeden yaklaşmaya çalışıyorum .

Ama bu düpedüz salaklık.
Çünkü insanların çoğu salak zaten.

*

Nihai bir gerçek, çok doğru bir "değer" bulsam bile onunla ne yapacağım konusunda bir fikrim de yok.

En iyisi gidip ders çalışayım yine ( Teşekkürler dünyanın en işe yaramaz eğitim sistemi.)

*

3 yorum:

  1. aptal insanları soykırmalı bence. yoksa idiokrasi falan.. aman aman..

    YanıtlaSil
  2. en kötüsü bu işte.
    antisosyal damgası yememek için gerizekalı olduğunu düşündüğün insanlarla beraber olmak.
    sonra onların gerizekalı olduklarını unutmak.

    ama bir gün geliyor, bu gerçek yüzüne acı bir biçimde çarpıyor.
    " aga ben n'aptım? " diyorsun.

    YanıtlaSil
  3. Larien, tam olarak bundan bahsediyorum işte. Neyse en azından yalnız hissetmeyiz belki. Eh-ben tek numune benim sanıyodum bu konuda .

    Eshevar,ya da hepsini uzay mekiğine doldurup satürne gönderebiliriz. daha insancıl olur :p

    YanıtlaSil